‘Hayat kısa. Bir mors çalın’ Her gün doğru şeyi yaptığınıza dair inancınızı tazeleyen bir şey var…

Kanada’da bulunan tema parkı Marineland, hayvan eğitmeni Phil Demers’e ‘500 kiloluk bir deniz aygırını çalmayı planladığı’ için dava açtı. 12 yıl boyunca parkta hayvan eğitmeni olarak çalışan ancak onların çektiği acıyı görünce daha fazla dayanamayıp işinden ayrılan Demers, yıllar süren hukuk mücadelesini kazandı.

Demers davalı ve davacı olmadan önce Marineland’ın yıldız çalışanıydı. 2000 yılında bir meslek okulundan ses mühendisliği sertifikası aldıktan sonra iş seçeneklerini gözden geçirdi ve bu yarı zamanlı bir iş bulabilirse şanslı olacağını düşündü.

O zamanlar 21 yaşında olan Demers, Ontario’daki evinin yakınında kurulan, popüler bir hayvanat bahçesi ve eğlence parkı olan Marineland’a iş başvurusunda bulunmaya karar verdi. Evine yakın bir yerde çalışıp bir yandan para biriktirmeyi umarken kendisini neyin beklediğini bilmiyordu. Ve sürpriz bir şekilde işe alındı.

Önce parkın arka tarafında çalışmaya başladı, beyaz balinalara balık yediriyor ve müşterilerin onlara dokunabilmesi için kafalarını tutuyordu. Emeği karşılığında saatte yaklaşık 7 Kanada doları alıyordu. İşe başladıktan yaklaşık altı ay sonra Demers’e dalgıç kıyafeti giymesi ve katil balina tankına girmesi söylendi, onlarla gösteri yapmaya başlayacaktı, “500 kiloluk bir katil balinaya dokunuyor olmak aklımı başımdan aldı. Sıfır eğitim almıştım” diyor.

Ve 2004 yılında Smooshi geldi

Bu 18 aylık deniz aygırı, Demers’in yaşamının yörüngesini değiştirecekti. Smooshi, Marineland’a endişeli ve sağlıksız bir yavru olarak gelmiş ve gösterilerde yer almak üzere parkın sahip olduğu diğer altı morsun arasına katılmıştı. Demers, parkın onu Rusya’dan ithal ettiğini duymuştu, bunun dışında geçmişi hakkında çok az şey biliyordu.

Smooshi’nin gelişinden kısa bir süre sonra Demers, ekip arkadaşlarının rutin bir işlem olarak ondan ve başka bir deniz aygırından kan almalarına yardımcı oluyordu. Bu işlem, hayvanları hareketsiz tutmak için ağlara hapsetmeyi de kapsıyordu. Stresli ve telaşlı olan Smooshi, sağa sola saldırmaya başladı. Demers ise onu sakinleştirmek için ellerini Smooshi’nin yüzüne, burun deliklerine yakın bir yere koydu. Deniz aygırı derin bir nefes aldı. Ve sonra bir şeyler değişti. Gözleri Demers’a kilitlendi ve asla başka tarafa bakmadı.

Bir bakıcı söz konusu olduğunda, aradaki bağ inanılmaz derecede güçlü olabilir. Ve bu sadece duygusal değil, aynı zamanda fizikseldir. Phil, Smooshi’yi besliyor ve ona bakıyordu.

“Beni takip etmeye başladı. Bazen zikzaklar çizerek yürüyordum ve o da beni takip ediyordu. Nereye gittiğimin bir önemi yok gibiydi” diyor Demers.

New York’taki Canisius College’dan hayvan davranışçısı ve eski profesör Michael Noonan bu olayı ‘iz bırakma’ olarak adlandırıyor. İz bırakma genellikle doğumdan hemen sonraki kritik dönemde, bir hayvanın annesini gördüğü zaman gerçekleşiyor. Noonan, Smooshi’nin durumunun nadir bir vaka olduğunu söylüyor.

Hayvan Refahı Enstitüsü’nde deniz memelileri uzmanı olan Naomi Rose ise hayvanın Demers ile güçlü bir bağ kurduğundan hiç şüphesi olmadığını söylüyor ve şöyle devam ediyor: “Bir bakıcı söz konusu olduğunda, bu bağ inanılmaz derecede güçlü olabilir. Sadece duygusal değil, aynı zamanda fizikseldir. Phil, Smooshi’yi besliyor ve ona bakıyordu.”

İkili arasında ne olursa olsun, aralarındaki bağ çok sağlamdı. Demers kendisine ‘mors anne’ diyordu çünkü onu her yerde takip eden Smooshi için öyle olduğunu hissediyordu.

Smooshi ve diğer hayvanların başı dertteydi

Demers 2010 yılında rock grubu Sonic Elvis ile İsviçre’de bir tura çıkmak üzere 10 günlüğüne kentten ayrıldığında, iş arkadaşlarından Smooshi’nin durumunun iyi olmadığını belirten çok sayıda mesaj aldı. Döndüğünde onu zayıflamış ve muhtemelen stresten dolayı, derisini pembemsi yaralarla kaplanmış olarak buldu.

Demers parkta hayvanların acı çekmesine neden olan yönetim kararlarından giderek daha fazla rahatsız olmaya başladı. İstifasından sonra yayınlanan bir ifşaatta Demers ve diğer eski Marineland çalışanları, bir liman fokunun kör olduğunu ve beş yunusun yüksek klorlu suda yaşadıktan sonra deri parçalarını kaybettiğini ortaya koydu. Smooshi ve diğer morsların da başı dertteydi. Demers’ın deyimiyle yöneticiler onları ‘hiçbir hayvanın hayatta kalamadığı iğrenç bir havuza’ taşıdı. Suyun yüksek klor seviyesi nedeniyle morsların derileri dökülmeye başlamıştı…

Bu iddiaların basına ve sosyal medyaya yansımasının hemen ardından Marineland iddiaları yalanladı. Aylar sonra Marineland ona karşı dava açtı ancak sessiz kalması karşılığında uzlaşma teklif etti. Elbette Demers bunu reddetti.

Demers, Marineland’daki hayvan refahı sorunlarından ‘ilk günden beri’ haberdar olduğunu ancak orada çalışırken her şeyin ‘normal’ göründüğünü söylüyor. Ancak bir süre sonra olaylara bakış açısı değişmeye başlamış.

Demers o günleri, ”Nihayetinde alınan kararların hiç de hayvanların yararına olmadığını anlamanız uzun zaman alıyor. Aslına bakılırsa, bu kararlar kâr edenleri ihya etmek için alınıyor” sözleriyle anlatıyor.

Onun için bardağı taşıran son damla, parkın suyu berraklaştıran ozon filtresinin bozulması oldu çünkü yöneticiler filtreyi tamir ettirmek yerine kloru artırdı. İşi bırakan Demers, bir yandan da Smooshi’nin güvenliğinden endişe ediyordu. Yaklaşık bir ay sonra onu ziyaret etmek için geri döndüğünde ‘yarı ölü’ göründüğünü söylüyor.

Sosyal medyadan yükselen çağrı: #SaveSmooshi

2017 yılında Demers’in avukatlığını üstlenen Ren Bucholz, Marineland’ın davayı Demers’ten para almak için değil, ‘onun kamusal söyleme katılmasını engellemek’ için açtığını söylüyor. Ancak tam tersine dava Demers’in sesini daha da yükseltmesine neden oldu. Geçtiğimiz on yıl boyunca, ana akım medyada ve sosyal medya hesaplarında Marineland’ı sert bir şekilde eleştirmeye devam etti ve morsu kurtarmak için şiddetli bir kampanya yürüttü.

Demers, 36.5 bin takipçisiyle düzenli olarak #SaveSmooshi etiketiyle mesajlar paylaştı. Ayrıca parkta kalan son katil balina olan ve son on yıldır bir tankta tek başına yaşadığı için Whale Sanctuary Project tarafından ‘dünyanın en yalnız balinası’ olarak adlandırılan Kiska dahil olmak üzere diğer hayvanlar için endişelerini dile getirdi.

Ve bazen karşı tarafı kızdıracağını düşündüğü şeyler yazarak ortalığı karıştırdı. Örneğin 23 Temmuz 2019’da “Hayat kısa. Bir deniz aygırı çalın” şeklinde komik bir tweet attı ve bu da Marineland’in evine bir polis memuru göndermesiyle sonuçlandı.

Yüzlerce aktivist Marineland’i hayvanlara kötü muamele ettiği gerekçesiyle protesto etti
Niagara Action for Animals adlı STK’nın direktörü Catherine Ens-Hurwood, Marineland protestolarının 1990’larda başladığını, ancak Demers’in ortaya çıkmasıyla hız kazandığını söylüyor.

Protestocuların endişeleri temelsiz değildi. Ontario Hayvanlara Zulmü Önleme Derneği 2016 ve 2017 yıllarında Marineland’ı, tavus kuşları, geyikler ve bizonlar da dahil olmak üzere kara hayvanlarını ihmal ettiği gerekçesiyle, 11 kez hayvanlara zulmetmekle suçladı ancak bu suçlamalar hep düşürüldü.

Park ayrıca, (2021 yılında deniz memelilerinin esaretini yasadışı hale getiren bir tasarının kabul edilmesine rağmen) yunusları ve beyaz balinaları eğlence amaçlı kullanmaya devam etmekle suçlandı. Ancak Kanada suçlamayı durdurma yetkisini kullandı. Başsavcı sözcüsü Maher Abdurahman, bu kararın neden alındığını söylemedi. Demers attığı bir tweet ile hayal kırıklığını dile getirdi: “Balinalara ve yunuslara yönelik istismar, buna karşı gayet açık yasalara rağmen devam ediyor.”

Daima tek bir hedefe bağlı kaldı: Smooshi’yi Marineland’den çıkarmak

Demers Marineland’e karşı yürütülen hemen her kampanyada yer aldı, ancak hayvan aktivizmi dünyasında tartışmalı bir konuma sahipti. Bazılarına göre Demers bir kahraman, diğerlerine göre ise hayvanlara duyduğu şefkat tabağına kadar uzanmadığı için ikiyüzlü biri. Ancak protestolar ve yasal işlemlerin yarattığı kargaşa arasında Demers tek bir hedefe bağlı kaldı: Smooshi’yi Marineland’den çıkarmak.

Haziran 2020’de Marineland, Smooshi’nin Koyuk adında 45 kiloluk bir yavru doğurduğunu duyurdu. Böylece Demers hedefini yeniden gözden geçirdi ve güncelledi: Hem Smooshi’yi hem de Koyuk’u oradan çıkarmak.

Demers, Marineland’e karşı on yıldır sürdürdüğü mücadelede arkadaşlarını kaybettiğini ve faturaları ödemek için mücadele ederken sık sık beş parasız kaldığını söylüyor. Ancak bazı sadık destekçilerinin yardımıyla ve çeşitli işlerde çalışarak hayatta kaldı: Gruplarda davul çalmak, nöbetçi tabut taşıyıcılığı yapmak ve nehir kenarındaki evinin bir kısmını turistlere kiralamak gibi…

Ve bir zamanlar imkânsız gibi görünen şey nihayet mümkün oldu
Eylül 2022’de Marineland, Demers’e karşı açtığı davadan vazgeçti. Ve Demers, Smooshi ve Koyuk’un, hayvan refahı standartlarının yüksek olmasını şart koşan Hayvanat Bahçeleri ve Akvaryumlar Birliği (AZA) tarafından akredite edilmiş bir tesise taşınması halinde 250 bin Kanada doları masraf talebinden vazgeçmeyi kabul etti. Onlara 21 Mart 2023’teki 45. doğum gününe kadar altı ay süre tanıyacaktı. Marineland anlaşmayı kabul etti.

Ayrıca anlaşmanın bir parçası olarak Smooshi ile 30 dakikalık bir ziyaret talep etti. Ancak Marineland yetkilileri günler sonra onu içeri aldığında, işlerin beklediği gibi gitmediğini gördü.

O anı şöyle anlatıyor: “Smooshi’ye yeterince yaklaşamadım. Beni tanıyıp yanıma gelmek istediği anda Marineland ve çalışanları onu uzaklaştırdılar. O anı uzun zamandır bekliyordum. Yine de onun sağlıklı olduğunu görmek güzeldi. Bundan büyük bir memnuniyet duydum.”

Marineland Guardian’ın anlaşmayla ilgili yorum talebine yanıt vermedi ancak 21 Eylül tarihli bir açıklamada, Demers ile sorunların dostane bir şekilde çözdüğü belirtildi.

Demers’ın yıllar süren mücadelesi bir belgesele ilham verdi
Demers, anlaşmadan bu yana hayvan aktivistlerini destekleyecek kâr amacı gütmeyen bir kuruluş planlamakla meşgul. Ancak Smooshi ile yeniden bir araya gelememek, Demers için 10 yıllık hukuk mücadelesinin son aşamasını çok zor bir hâle getirdi. Yıllar süren mücadelesi aşağıda fragmanını görebileceğiniz The Walrus and the Whistleblower adlı bir belgesele konu oldu.

Canı sıkkın olduğunda, nehir kenarındaki iskelesinde oturuyor ve ağaçların üzerinden mavi neon harflerle parlayan Marineland’ın adına bakıyor. İşte onun altında bir yerlerde Smooshi ve Koyuk var.

“İskelede oturmuş Marineland üzerinden gün batımını izliyorum” diyor Demers ve ekliyor: ”Her gün doğru şeyi yaptığınıza dair inancınızı tazeleyen bir şey var.”

Guardian makalesi, İnan Su Kıyıcı Türkçeleştirdi. Kaynak mashable

Gelişmelerden zamanında haberdar olmak istiyor musunuz? Google Nevs  Avdoğa Dergisi’ne abone olun.

About Post Author

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Previous post Eşekler insanlık tarihinin seyrini nasıl değiştirdi?
%d blogcu bunu beğendi: