13 Haziran 2021

Avdoğa Dergisi / Kamil Üçbaş

Sürdürülebilir bir avcılık için el ele..

“Erzuruma Gidakmi, Çağ Kebabı Yiyakmi” / Yasin BİLBAY

“ErzurumaGidakmi, Çağ Kebabı Yiyakmi”

Yasin BİLBAY

Sosyal medyada gezinirken, 2 gencin çektiği bir video görmüştüm. Araba içinde “Erzurum’a gidakmi, çağ kebabı yiyakmi” diye şarkı söylüyorlardı. Ağzıma dolanmış bu şarkıyı ara ara  söylerken yakın dostum Hüseyin Keser “Hadi Erzurum’a ava gidelim” dedi. Bende, “aga tanıdık olmadan oralarda av yapamayız” dedim. Zaten biz ördek avcısıyız keklik avını bilen kişilerde değiliz dedim. Hüseyin onun yanında Erzurum’lu çalışan olduğunu köylerinde av varmıyokmu soracağını söyledi. Ertesi gün yanında çalışan Recep ismindeki arkadaştan olumlu bilgi gelince uçak biletlerini alıyorum dedi. Bizde yeğenim Özkan İnan’la tamam dedik. Hazırlıkları yaptık Cuma günü 4 kişi Ben, Hüseyin, Özkan ve Erzurum’lu Recep’i de alıp hava alanına gittik. Gidene kadar da ben müziplik edip hep o Erzurum şarkısını telefondan dinlettim. Erzurum’a indiğimizde direk çağ kebapçıda soluğu aldık. Maksat adet yerini bulsun. Oradan da kiraladığımız arabayı alıp otele yerleştik. Cumartesi sabahı Recep’lerin köyden bize avda eşlik edecek çoban Hüseyin’i de aldık. Çoban Hüseyin, hem köyün çobanı hem de avcı olması, meraları iyi biliyor olması avantajımızaydı. İlk günü köyde tanışma merasiminden sonra çoban Hüseyin önderliğinde dağlara vurduk kendimizi. Daha önceden o bölgenin alt tepelerine avcı geldiği için bizi daha zorlu ve girilmemiş meralara götürdü. Çok yorulsak da çoban Hüseyin sağolsun kekliklerin içine soktu bizi. Yer yer kar olan tepelerde ardıç tohumları ve kuşburnuda topladık. Herkes limitlerince avı yapıp dağdan erken inip bazlama, çay, yöresel peynir, bal, tereyağ yiyerek müthiş bir doğal ziyafet çektik. Biraz dinlendikten sonra hep beraber çağ kebabı yemek ve hediyelik eşya almak için Oltu’ya gittik. Akşamı erkenden yatıp sabah tekrar güneş doğmadan ava çıktık. Şafak sökerken, dağlarda şahit olunan güneşin doğuşunu seyretmek, mükemmel bir görsel ziyafetti. Bu sefer değiştirdiğimiz merada ilk günkü gibi kuş bulamasak ra, geçte olsa yine limitleri doldurduk. Avı bitirdiğimizde oranın yöresel lezzetlerinden satın alıp havaalanının yolunu tuttuk.

Bu avda, ilk defa gittiğimiz Erzurum’da birçok eş dost ve tecrübe edindik. Çoban Hüseyin gibi 10 numara safi bir yöre insanıyla candan arkadaş olduk. Yaşadığımız birçok güzelliği bu satırlara yazsam uzar gider, ama tek kelimeyle herşey mükemmel ötesi bir 2 gündü.

Avcılık, çok büyük bir zenginliktir bana göre.

Sosyal statün ne olursa olsun, avcı için gidilen avlaklarda şartlar tümüyle herkese eşittir. Yani her avcı aynı keyfi, aynı hazzı, aynı duyguyu hisseder. Doğa şartları tümüyle herkese aynı doğrultuda güzellikleri sunar.

 Tabiattaki tüm canlıların uyanışı, gece karanlığını gün ışığına devrederken ki muazzam derinlik yaşamdaki herşeydirbelkide.

Değişik bir çoğrafyada yapılan avcılıkta; o yörenin tarihi, kültürü, insanı, doğa yapısı diğer tüm özelliklerini görmenin sana kazandırdıklarını, belki de hiçbir kitap ve hiçbir öğretmen göstermeyebilir.

Kendini dinlemeni, yaşamı idrak etmenin belki de en iyi, en doğru yolu avcılıktır.

Avcının selamıyla RASTGELE…

yasinbilbay@hotmail.com.

Yazının devamı ve görselleri AVDOĞA DERGİSİ KASIM 2019 198. SAYISINDAABONE OLMAK İÇİN 05443414082 WhatsaAp ABONE yazın sizi arayalım veya linki tıklayarak abone olunuz
tps://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf4-3si7QVXaAdwJymBmKm5RH1V5k_MGBkOzWAmP1D00XeMPw/viewform

Avcının Sektörün Gözü Kulağı Sesi

Gelişmelerden İlk siz haberdar olmak için uygulamayı yükleyiniz..