Avdoğa Dergisi / Kamil Üçbaş

Sürdürülebilir bir avcılık için el ele..

ERZİNCAN KEKLİK AVIMIZ / Ahmet KOLAĞASIOĞLU

KEKLİK AVIMIZ

Ahmet KOLAĞASIOĞLU

Aylar, haftalar ve sayılı günler geçip o muhteşem kuşun sezonu açıldı. Kanadından çıkardığı o parlama sesi sanırım çoğu avcılarımızın halen kulaklarında çınlamaktadır. Tabii ki keklik avından bahsediyorum. Birlikte yola çıkıp av yaptığımız avcılarımız sırasıyla Ahmet Gök, Ercan Arslantaş, Hasan Yaycıoğlu ve ben Ahmet Kolağasıoğlu. Keklik avı denildiğinde ülkemizde ilk akla gelen yer kuşkusuz Erzincan olur. Uzun süredir avlanmak istediğim yerler arasında bulunan Erzincan’a istikametimizi çevirdik. 4 kişi, hoş sohbet ve muhabbetin bulunduğu bir ortamda yolculuğumuza başladık.

Uzun bir yolculuğun ardından sabah olup avlak sahasına ulaştık. Ercan abimizin daha öncesinden tecrübe ettiği sahamızda dağ taş keklik sesinden geçilmiyor. Hava açık ama oldukça soğuk. Yürüyünce ısınacağımızı düşünerek üstümü kalın giymiyorum. Ben bu avda 32 gr 6 ve 32 gr. 7 no fişek kullanacağım. Araziye girdik saha yürümeye oldukça müsait.

Hafif bir tepeyi aştıktan sonra biçilmiş ekin firezlerin de yürümemiz devam ediyor. İlk keklik biraz uzak mesafeden kalktı. Ancak atış imkanım olmadı. Ara ara kuşlar kalkıyor ama atış menzilimizden değil. Yukarı tarafımızda başka avcı grupları da avlanıyor. Onların tüfekleri yoğun bir şekilde patlamaya başladı.

Bizde hafiften yükselerek dağ eteklerine doğru yöneldik. Yukarıdaki avcılardan uçarak aşağı doğru süzülen bir kekliğe Ahmet Gök abimiz atışını yaparak ilk kekliğini avlamayı başardı. İlerlememize devam ettik. Hafif yukarım da parlayan atış menzilim içerisindeki kınalıya tek atış yaparak bende ilk kekliğimi avlamış oldum. İleride bir köy göründü. Köye yaklaşmadan geriye doğru dönüp hafif yukarı doğru yürümeye devam ettik. Bu arada geride kalan dernek başkanımız Hasan Yaycıoğlu ile mesafemiz 50 metre kaldı ki önünden bir keklik uçtu ve vurmayı başardı. Böylelikle birer keklik vurmuş olduk. Yukarı dağlık kesimde sanırım diğer avcılar yüzlerce fişek atmıştır. Ara ara elbette karavana attığımız anlarda oluyor.

Bu da avcılığın var olan bir gerçeği. Bununla ilgili bir anımı anlatmak istiyorum. Avcı kolu şeklinde ilerlememiz devam ederken yaklaşık 15 metre sağımda bir keklik aynı bıldırcın gibi yatay uçmaya başladı. Kendimden o kadar eminim ki bir sıktım yok, bir daha sıktım yine yok ve menzilimden çıktı. Aynı yerden aynı şekilde bir keklik daha uçtu.

Tüfeğin içindeki son fişeğimi ona da sıktım yine olmadı. Halbuki çok zor pozisyonlarda kuş vurmuş bir avcıyım. Ama bazen öyle ki, çantada keklik dediğiniz o kuşu bazen kaçırabiliyorsunuz. Saat 10:00 oldu ve herkes vurması gerektiği kadar kuşunu vurarak o günlük avını bitirmiş oldu.

Öğretmen evine yerleştik. Sıcak suyla duş alıp biraz uyumak o kadar rahatlattı ki tarif edilemez. İlk gün araziyi tanıdık. İkinci gün için avın planını programını değerlendiriyoruz. Ertesi gün oldu ve direk dağın yamaçlarına yatay olarak ava başladık. İlerlemeye devam ederken solumda hafif bir tepe var ve tepenin üzerinde taşın üstünde bir keklik gördüm.

Arka tarafa geçti ve hızlı adımlarla nefes nefese kalarak tepeye vardım. Adımımı attım dümdüz bir alandan kınalımız 5 metre gibi bir mesafeden kalktı. Tek atış yaparak avladım. Kolay bir atış imkanım oldu. Bu arada arazide o kadar çok avcı var ki anlatamam. Denk gelip sorduğumda genelde Tokat ilinin avcıları olduklarını söylediler. Bu arada küçük bir dağı aşıp bir dere yatağına ulaştık. Derenin sol yamacında biz gidiyoruz, sağ yamacından tanımadığımız başka bir avcı grubu gidiyor.

Yazının devamı ve görselleri AVDOĞA DERGİSİ KASIM 2019 198. SAYISINDAABONE OLMAK İÇİN 05443414082 WhatsaAp ABONE yazın sizi arayalım veya linki tıklayarak abone olunuz
tps://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf4-3si7QVXaAdwJymBmKm5RH1V5k_MGBkOzWAmP1D00XeMPw/viewform

Avcının Sektörün Gözü Kulağı Sesi

Gelişmelerden İlk siz haberdar olmak için uygulamayı yükleyiniz..

%d blogcu bunu beğendi: