Avdoğa Dergisi / Kamil Üçbaş

Sürdürülebilir bir avcılık için el ele..

OLMADI ŞİMDİ

Türkiye avcılarına selam saygı ve muhabbetlerimi bildiririm. Sezon başlangıcıyla ellerimizdeki pası biraz olsun giderme fırsatı bulduk. Gerek bıldırcın gerekse üveyik avında umarım keyifli vakit geçirme fırsatı bulmuşsunuzdur.

Sevgili okurlar bu yazımda çok ama çok ciddi bir olayın üzerine düşeceğim; lütfen sonuna kadar okuyun. Kotamızı alıp eşyalarla birlikte yola düştük. Gaziantep‘in Karkamış avlağında sabah bıldırcın avına Hancağız mevkisinde hazırlıklarımızı yaptık ve ava başladık . Uzun yıllardır bu bölgeyi çok severek gittiğim bir yerdir, ama bu son gidişimde hiçte sevmeyeceğim bir ortamla karşılaştım. Sabah  bıldırcın avı yaparken bir araç direk tarlanın içinden gelerek avımızı durdurdu ve hayırdır siz burada ne yapıyorsunuz dedi. Bizde avlanıyoruz görmüyormusunuz dedik. Ufak bir tartışmadan sonra orayı terk edip gittiler ve daha sonra limitlerimizi doldurup av sahasını terk ettik. Çarşı alışverişi sonrası malum hava çok sıcak serin olması için yönümüzü Karkamış istikametine çevirdik ve o muhteşem Fırat nehrinin kenarında bir ağaç altı bulup masamızı kurduk. Etrafımızda başka kamp yapan ailelerde bizim gibi mangal keyfi yapıyordu. Yemekler hazırlanıyor bir yandan mangal yanıyor, bir yandan da keyifli sohbet başlamıştı. Mangalda bıldırcınları pişirdikten sonra karnımız doymuş biraz uyku moduna girmiştik. Milletin gözü kapanıyordu. Herkes rezil uykuya hazırlanmış ve dalmış vaziyetteydik. Çok yorgun olduğumuz için uyandığımızda neredeyse akşam olmuştu. Hemen bir çay içelim sonrada yola koyulalım dedim komutana. Hava kararmıştı ve eşyalarımızı toplayıp kamp yerinde yaklaşık 150-200 metre gittik, birde baktık yolumuzu jandarma ve av koruma memurları çevirdi. Yolu kesmişler bende yaklaşıp camı açtım buyurun dedim. Bize arabadan inin arama yapacağız dediler, ne araması diye sordum hakkınızda şikayet var, av yapıyordunuz diye. Hemen hızlıca arabadan inip ne şikayeti hakkında bilgi almaya başladık. Bizden evraklarımızı istediler bizde gösterdik. Daha sonra evraklarımızın fotoğraflarını çektiler. Ben hemen müdahele ettim, neden evraklarımızın fotoğraflarını çekiyorsunuz diye, buna hakkınız yok, varsa elinizde ispat, delil işlem yaparsın diye. Biz sizi saatlerdir izliyoruz, burası yasak diye ısrarla ceza işlemi yapacaklarını ifade ettiler. Biz bulunduğumuz yerde kamp yapıyorduk ve başka ailelerde vardı, direk bizi hedef almışlardı. Kanunda bunun böyle yeri yok. Ne demek kardeşim istediğim yerde kamp yaparım, yerim, içerim sonrada evime giderim.  Jandarma görevlileri bizim kimlik kontrollerimizi yapıp bize iade etti ve bizim işimiz bitti dedi.  Ama av koruma ısrarla ceza işlemi yapacağız diye tutturdu. Bizler kanun nizamı bilen, zamanında gerekeni en iyi şekilde yerine getirmiş TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin birer vatandaşıyız ve bu tarz kanun uygulayan memurun kanunsuz davranışına müsaade etmedik. Ciddi olarak sinirlendik ve sabrımızı zorlar bir tutum içerisinde yinede aklı selim davranış sergiledik. Bize siz üveyik avı yaptınız yasak bölgede dediler. Bizde jandarma eşliğinde arabayı arayın varsa üveyik yada başka bir kuş türü gerekeni yapın dedik. Jandarma; bizim arabayı arama yetkimiz yok dedi. Av koruma ben ararım dedi, hadi ara deyip tüm eşyalarımızı indirdik, baktılar ama o kadar bilinçsiz bir arama ki inanın içler acısı. Sanki illegal iş çeviriyoruz, giderken enselendik muamelesi. Bakın avcıları bu kadar basite alıp aşağılamayın yanlış davranıyorsunuz. Kime nasıl davranılır öğretin yetkililer.

Yazının devamı ve görselleri AVDOĞA DERGİSİ EKİM 2019 SAYISINDA
ABONE OLMAK İÇİN 05443414082 WhatsaAp ABONE yazın sizi arayalım veya linki tıkl
ayınız https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLSf4-3si7QVXaAdwJymBmKm5RH1V5k_MGBkOzWAmP1D00XeMPw/viewform

Avcının Sektörün Gözü Kulağı Sesi

Gelişmelerden İlk siz haberdar olmak için uygulamayı yükleyiniz..

%d blogcu bunu beğendi: